1. Uluslararası Liberaller Kongresi, 9-11 Kasım 2006, Marakes

 

Fatma Koşer Kaya 8 Kasım – 13 Kasım tarihleri arasında 54. Uluslararası Liberaller Kongresi’ne katılmak üzere Marakes, Fas`daydı.

Hazırlıkları ve planlaması çok önceden yapılmış olan, birçok ülkenin liberal parti başkan ve vekillerinin katıldığı bu uluslararası kongrede, D66 partisini temsil etme görevi Fatma Koşer Kaya’ya verilmiştir.

Bu kongre sırasında, ana tema “Demokrasi ve Gelişim” “çerçevesinde yapılacak çeşitli panellerde uluslararası önemli isimler, “Dünyadaki demokratik ilerleme, eksiklikler ve sa ğlanabilecek gelişmeler” hakkinda hazırlanan raporu detaylarıyla ele alacak, ifade özgürlüğü, ılımlı Müslüman ülkelerin politik İslam’a karşi tutumları, terrörizm ve nükleer enerji konularına karşi liberal çözümler, işkenceye karşi mukavele, kendi içine kapalı ülkelerin uluslararası arenada yer edinebilmesi, Afrika’daki muhalefet partilerinin potensiyeline tam ulaşabilmeleri gibi konularda tartışacaklardır.

Kongre hakkındaki anahtar bilgiyi aşağida bilginize sunuyoruz:


Organizatör


“Liberal International” (LI), liberal ve ilerici demokrat siyasi partilerin 1947 yılında oluşturdukları bir uluslararası federasyondur. İlk kurulduğu dönemde başlangıç amacı totaliter ve komunist akımlara karşi liberal akımı güçlendirmek olan LI, günümüzde liberalizm, bireysel özgürlük, insan hakları, hukuk devleti, hoşgörü, eşit haklar, sosyal adalet, serbest ticaret ve pazar ekonomisi kavramlarını savunan ve bu kavramları tanıtmaya çabalayan bir kurum haline gelmiştir.


Kongre’nin ana teması


“Demokrasi ve Gelişim”. Bu tema çerçevesinde düzenlenecek panellerde ele alınacak konular ise “uluslararası ticaret, ifade özgürlüğü, insan hakları, borç affı, terrörizm, işkence, soykırıma karşı koruma sorumluluğu, içine kapalı ülkelerin uluslararası ajendaya kazandırılması ve nükleer enerji” dir.


Kongre’nin yapıldığı tarih ve yer


8-11 Kasım 2006, Marakes, Fas, Palais du Congres du Marrakech.


Önemli katılımcılar ve davetliler


Honduras’in Başbakanı Manuel Zelaya, Romanya Başbakanı Calin Popescu-Tariceanu eski Endonezya Başbakanı Abdurrahman Wahid, Eski Guatemala Dış İşleri Bakanı Jorge Briz, Kanadalı Senatör Romeo Dallaire, Burma Başbakanı Dr. Sein Win, Danimarka Milletvekili ve UNICEF Elçisi Naser Khader, İsveç Milletvekili Lena Ek, Güney Afrika Demokratik Birliği adına Milletvekili Tony Leon, Nobel Ödülüne aday gösterilen Wole Soyinka ve diğer birçok panel konuları hakk ı nda uzman ve bilirkişi.

 

 

2. Hükümet yeni bir Uyruğa Kabul Kanunu'na onay verdi

 

Hükümet ve - Fatma Koşer Kaya dışında - Parlementonun oy birliği ile onayladığı, Hollanda’nın sosyal ve kültürel toplumsal yapısı hakkında, Hollanda’da yaşayan yabancı kökenlileri bilgilendirmeye yönelik “inburgeringscursus” bu yeni hukuki mevzuat ile bambaşka bir yön aldı.

1 Ocak 2007 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olan bu yeni kanun, birkaç muafiyet durumu dışında, yeni veya geçmiste, uzun süreli yaşamak üzere Hollanda’ya gelen ve Batı Avrupa ülkelerinin sınırları dışında doğmuş tüm yabancı kökenliler için geçerli olacaktır. Bu tanım, uzun yıllardır Hollanda’da yaşayan yabancı kökenlileri de kapsamaktadır. Özellikle D66, PvdA, SP ve Groenlinks’in itirazları sonucunda, Verdonk’un isteğinin tersine, Hollanda vatandaşlığına geçip, Hollanda pasaportuna hak kazanmış yeni Hollandalı`ların bu kursa tabi tutulması kabul edilmeyerek, bu husus tavsiye icin tekrardan Danıştay’a sunulmuştur.

Bu kursa katılım masraflarının yabancı kökenli/göçmenler tarafından bizzat karşılanması ve belediyelerin sorumluluğunda olması, bu kurs bitiminde yapılacak mecburi sınavın başarı ile tamamlanması öngörülen kosullar arasındadır. Bireysel sorumluluktan yola çıkılarak oluşturulan bu yeni sistemde, kendisini kursa kayıt ettirmekte geç kalanlar ve son sınavı 5 yıl içerisinde geçemeyenlere parasal ceza uygulanacaktır.

Muafiyetler:
5 ile 18 yaşları arasında 8 yıldan daha fazla Hollanda’da bulunmuş olanlar, Hollanda’nın belirlediği kriterlere uyan okul yada üniversitelerden diploması bulunanlar, psikolojik veya fiziksel sorun sebebi ile böyle bir kursa katılacak kapasitesi olmadığı tespit edilenler, 65 yaşını doldurmuş ve 15 Mart 2006 tarihinden itibaren yürürlükte olan “naturalisatietoets”u başarı ile sonuçlandıran kişiler bu kurstan muaf tutulacaklardır.

Yeni kanun ile ulaşılmak istenen amaçlar nedir?
Yeni kanunu savunanlar, bu kanun ile, yabancı kökenlilerin Hollanda kültür ve sosyal yapısına alışmasının kolaylaşacağını, bu sorumluluğu ve masrafları bireyin üstüne yükleyerek kursa verilen anlam ve önemin artacağını, bu şekilde yabancı kökenlilerin topluma katılımlarının teşvik edileceğini belirtmektedirler. Kursların, bu mecburi kursa tabi olan yabancının azim ve isteğine bağlı olarak değişik seviyelerde verilmesi ön görülmektedir.

Fatma Koşer Kaya’nın, meclisteki tek milletvekili olarak bu kanun önergesine “ red ” oyu kullanmasının altında yatan sebepler nedir?
Fatma Koşer Kaya, işte bu kurs ile elde edilmek istenen genel amaçlara prensipte olumlu bakmaktadır. Hollanda’da uzun süreli bir yaşam devam ettirmek isteyen yabancı kökenlilerin, kendi bireysel gelişimlerine devam edebilmeleri ve içinde yaşadıkları topluma katkıda bulunabilmeleri için Hollanda’nın tarihi, sosyolojik, politik ve kültürel yapısını öğrenmeleri, toplum içerisinde işini görebilmek için belli bir Hollandaca bilgisine sahip olmaları büyük önem taşımaktadır.

Ancak, Fatma Koşer Kaya, bu hedeflenen amaçlara, yabancı kökenlilere yasal mecburiyet yükleyecek böylesine bir kanun haricinde, başka yöntemler ile de ulaşabileneceği fikrini savunmaktadır. Uzun yıllar Hollanda’da yaşamış, çalışmış, topluma hizmet edip, ülkenin gelişmesini sağlamış yabancıların finansal durumları dikkate alınmadan, kendilerine bu konuda bir görüş hakkı verilmeden, böylesine pahalı bir zorunluluğun kendilerine yüklenmesi, Hollanda’yı tanımlayan hukuk devletinde bireylere tanınan siyasal haklara ters düşmektedir. Bu kanun ile ayrıca Hollanda’da yaşayan insanlar arasında ayrımcılık yapılmakta, içinde bulundukları sosyal durum dikkate alınmadan bu ülkede kurmuş oldukları yaşam tehlikeye sokulmaktadır. Herhangi bir kişisel neden yüzünden kursu geçememeleri durumunda yıllardır sahip oldukları oturum hakkını kaybetmeleri bu yasanın kabul edilemeyecek sonucudur.

Bu içerikte bir kanunun kabulü ile, “allochtoon” ve “autochtoon” kavramları arasındaki fark gereksiz yere birkez daha ortaya konacak, yıllardır Hollanda’da çalışan üreten ve topluma faydalı olan yabancı kökenlilere aslen bu ülkenin bir parçası olmadıkları hissi verilecektir.

Aslen Hollanda’da yaşamını süren herkesin belirli seviyede Hollandaca bilmesi ve kendini eğitmesi derin saygıya değer amaçlardır. Ancak bu amaçlara ulaşmak icin Sayın Verdonk’un önerdiği bu yasa dışında aynı amaçlara ulaşmak üzere başka çözümlerde düşülünebilinir.

 

 

3. Hükümet düştü!

 

D66 artik Verdonk‘un verdiği kararların politik sorumluluğunu taşımayı red etmiştir.

D66, koalisyon hükümetinde yer alan bir politik parti olarak, hükümetin aldiği siyasi kararlar ve izlediği genel politikanın altına imzasını atarak, hükümetin politikası hakkındaki siyasi sorumluluğu paylaşmaktaydı. Bu durum 28 Haziran 2006 tarihinde değişmiştir.

29 Haziran 2006 Perşembe günü, hükümet’in D66 partisi üyeleri Alexander Pechtold, Laurens Jan Brinkhorst ve Medy van der Laan’ ın istifalarını sunmaları ile, ikinci Balkenende koalisyon hükümeti düşmüştür. D66, VVD partisinin üyesi, “Göcmenlik İşleri ve Entagrasyon” dan sorumlu Bakan Rita Verdonk’un verdiği kararların politik sorumluluğunu bundan sonra taşımayı red etmiştir.

28 Haziran, Çarşamba günü Mecliste yapılan tartışmada birkez daha Bakan Verdonk’un birçok yabancı kökenliyi derinden etkileyen kararlarını verirken itina göstermeden hareket ettiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca, Verdonk, eski parlementer ve VVD üyesi Ayaan Hirsi Ali ‘nin Hollanda vatandaslığına yeniden kabul durumunu, Hirsi Ali’ nin hükümete sunacağı özür mektubuna endekslemişti. Şayet Hirsi Ali mecliste yaptığı basın toplantısı sırasında özürlerini sunmamış olsaydı, kendisinin Hollanda vatandaşlığının yeniden değerlendirilmesi olasılığı tehlike altına girecekti. D66’ın, işlerini böylesine bir tehdit yaklaşımıyla yürüten bir bakanın, daha iyi bir muamale hakkettiğine inandığımız yabancı kökenli Hollandalılar hakkında halen karar alma yetkisini elinde bulunduruyor olmasını daha fazla kabul etmesi beklenemezdi.

Bu sebepten ötürü, Meclisteki tartışma sırasında Bakan Verdonk’a olan güvenini geri çektiğini belirten D66’ın, bu reaksiyonu ile ulaşmak istedigi tek sonuç, Bakan Verdonk ‘un kendisini hükümetten geri çekmesini sağlayabilmekti. Ancak hükümette bulunan diger koalisyon partileri (CDA ve VVD) D66’ ın bu arzusunda hemfikir olmadıklarını, Verdonk’un idaresini desteklemeye devam edeceklerini belirtince, D66’e kalan tek seçenek tüm hükümete vermiş oldugu güveni geri çekmek olmuştur.

D66 artık Verdonk’un yabancı kökenli ve göçmenlere karşı uyguladığı haksız politika için sorumluluk taşımayı red etmektedir.